**ÖZEL HABER: ŞIRNAK ÜNİVERSİTESİ’NDE FİŞLEME İDDİALARI VE REKTÖR’ÜN FETÖ DAVALARI**
**Gece Yarısı Yapılan Duyuru Şüphe Uyandırdı**
Şırnak Üniversitesi Rektörlüğü, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında düzenlenecek olan etkinlik için duyuruyu programın gerçekleşeceği tarihten bir gün önce, 11 Temmuz akşamı saat 21:30’da WhatsApp grubundan yaptı. Bu durum, üniversite personeli arasında büyük tepki ve soru işaretlerine neden oldu. Personelden ertesi sabah saat 10:30’da gerçekleşecek panele katılım zorunluluğu talep edildi ve mazeretsiz katılmayanlar hakkında işlem yapılacağı bildirildi.
Personel ve akademisyenler, bu uygulamanın FETÖ tarafından geçmişte uygulanan fişleme sistemlerini hatırlattığını ve personelin özgür iradesine müdahale anlamına geldiğini belirtti. Ayrıca, zorunlu katılımın talep edilmesi ve mazeretsiz katılmayanlar hakkında işlem tehdidinde bulunulması, birçok kişi tarafından hukuka aykırı olarak değerlendirildi.
Bir üniversite personeli, “Bu tür zorunlu katılım talepleri, personelin özgür iradesine ve akademik özgürlüğe aykırıdır. Üniversitenin bu tutumu, geçmişteki fişleme uygulamalarını anımsatmakta ve eğitim kurumlarının güvenilirliğine zarar vermektedir,” şeklinde konuştu.
**Rektör Alkış’ın FETÖ Davaları ile Bağlantısı mı Var?**
Bu geç saatte yapılan duyuru, Rektör Prof. Dr. Abdurrahim Alkış’ın FETÖ davalarında kendini aklamak ve bir kalkan oluşturmak amacıyla mı bu tür bir karar aldığı sorusunu gündeme getirdi. Rektör Alkış’ın geçmişte FETÖ ile bağlantılı davalarda adı geçerken, bu tür bir uygulamanın, kendisini bu davalardan koruma çabası olup olmadığı tartışılıyor.
Şırnak Üniversitesi Rektörlüğü’nden Prof. Dr. Abdurrahim Alkış, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında düzenlenen etkinlikler, ülkemizin demokrasi ve milli iradesine sahip çıkmak adına büyük önem arz etmektedir. Üniversitemiz personelinin bu önemli güne katılımını sağlamak ve bilgilendirme amacıyla bu duyuru yapılmıştır. Katılımın zorunlu tutulması, bu önemli günün anlam ve önemine binaen alınmış bir karardır,” dedi.
Madem 15 Temmuz kutlaması yapılacaktı ve bu kadar önemliydi, neden önceden duyurulmadı da 11 Temmuz akşamı 21:30’da üniversite bünyesinde bulunanlara duyuruldu? Bu durum, programı önceden bilmeyen ve şehir dışında planlı olarak bulunan personelin nasıl bir akıbetle karşılaşacağı sorusunu gündeme getirdi. Katılımcıların birim amirlerince imza sirküleri ile takip edileceği ve mazeretsiz katılmayanlar hakkında işlem yapılacağı belirtilirken, bu durumun hukuki ve etik açıdan ne kadar doğru olduğu tartışmaya açık.
Bu tür uygulamalar, personelin özgür iradesine saygı gösterilmesi gerektiğini ve benzeri uygulamaların yol açabileceği hukuki ve etik sorunların dikkate alınması gerektiğini vurgulayan hukuk uzmanları tarafından eleştiriliyor. Konunun ilgili mercilerce incelenmesi ve gereğinin yapılması önem arz etmektedir.
